|
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
KATMA DEĞER
VERGİSİ GENEL UYGULAMA TEBLİĞİNDE
DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR TEBLİĞ
(SERİ NO: 55)
MADDE 1- 26/4/2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinin (II/B-3.1.2.) bölümünün üçüncü
paragrafının sonuna aşağıdaki cümle eklenmiştir.
“Onaylanan bu liste Genel Müdürlükçe Gelir İdaresi Başkanlığına
elektronik ortamda gönderilir.”
MADDE 2- Aynı Tebliğin (II/B-7.1.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraf
eklenmiştir.
“Milli Savunma Bakanlığı veya Savunma Sanayii Başkanlığı
tarafından savunma sanayii projesi olarak onaylanarak ihracına izin
verilen uçak, helikopter, gemi, denizaltı, tank, panzer, zırhlı personel
taşıyıcı, roket, füze gibi araçların imalatını yapan yüklenici firmalara bu
imalata ilişkin yapılacak mal teslimi ve hizmet ifaları da 3065 sayılı
Kanunun 13/f maddesi kapsamında KDV’den istisna olacaktır.”
MADDE 3- Aynı Tebliğe (II/B-17.4.2.) bölümünden sonra gelmek üzere aşağıdaki
bölüm eklenmiş ve diğer bölüm buna göre teselsül ettirilmiştir.
“18. Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında Kullanılmak Üzere
Taşıt Teslimi
7555 sayılı Kanunun 6 ncı maddesiyle 3065 sayılı Kanunun 13
üncü maddesinin birinci fıkrasına eklenen (o) bendine göre, 4760 sayılı ÖTV
Kanununa ekli (II) sayılı listenin 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan
“- Yük taşımasında kullanılıp azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma
kapasitesi (Yolcu taşıma kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70
kilogramla çarpılması suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi,
koltuk montajı için bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate
alınır) istiap haddinin (bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu
dahil toplam yük ağırlığı) %50’sinin altında olan motorlu araçlardan (bütün
tekerlekleri motordan güç alan veya alabilenler, binek otomobilleri, steyşın
vagonlar, yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)” satırındaki motorlu
taşıtlar ile 87.04 ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alan taşıtların,
münhasıran milli savunma ve iç güvenlik ihtiyaçlarında kullanılmak üzere
Millî Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, Savunma Sanayii Başkanlığı
ve Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına teslimi KDV’den istisnadır.
Bu istisna uygulamasına ilişkin usul ve esaslar aşağıda belirlenmiştir.
18.1. Kapsam
Bu istisna;
- Millî Savunma Bakanlığı,
- İçişleri Bakanlığı,
- Savunma Sanayii Başkanlığı,
- Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığının,
motorlu taşıt alımlarında uygulanır.
Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanuna ekli (II) sayılı listenin;
- 87.03 G.T.İ.P. numarasında yer alan “Yük taşımasında kullanılıp
azami ağırlığı 3,5 tonu aşmayan ve yolcu taşıma kapasitesi (Yolcu taşıma
kapasitesi sürücü dahil toplam yolcu sayısının 70 kilogramla çarpılması
suretiyle hesaplanır. Bu hesaplamada koltuk olmasa dahi, koltuk montajı için
bulunan sabit tertibatlar da koltuk olarak dikkate alınır) istiap haddinin
(bir aracın güvenle taşıyabileceği sürücü ve yolcu dahil toplam yük
ağırlığı) %50’sinin altında olan motorlu araçlardan (bütün tekerlekleri
motordan güç alan veya alabilenler, binek otomobilleri, steyşın vagonlar,
yarış arabaları, arazi taşıtları hariç)” satırındaki motorlu taşıtların,
- 87.04 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların,
- 87.11 G.T.İ.P. numarasında yer alan taşıtların,
tesliminde KDV hesaplanmaz.
Ayrıca, söz konusu taşıtların yukarıda sayılan kuruluşlar tarafından
ithali de KDV’den istisnadır.
Yukarıda sayılan kuruluşlara, münhasıran milli savunma ve iç güvenlik
ihtiyaçlarına ilişkin olmak kaydıyla sadece maddede belirlenen taşıtların
teslimlerinde istisna uygulanabilecek, bu kuruluşların diğer taşıt alımları
ise bu kapsamda değerlendirilmeyecektir.
18.2. İstisnanın Uygulanması
3065 sayılı Kanunun (13/o) maddesinde yer alan düzenleme tam istisna
mahiyetindedir. Maddede sayılan kuruluşlar, istisna kapsamında temin edeceği
taşıtlara ilişkin liste ile birlikte bulundukları yer Defterdarlığına
başvurur. Bu başvuru Defterdarlık tarafından değerlendirilerek taşıt
alımlarında istisna uygulanacağına ilişkin belge (EK:34) ilgili kuruluşa
verilir ve taşıt listesi onaylanır. Bu belge ve eki liste gümrük idarelerine
veya yurt içindeki satıcılara ibraz edilir. Söz konusu belge, satıcılar tarafından
213 sayılı Kanunun muhafaza ve ibraz hükümlerine uygun olarak saklanır.
İstisna kapsamında yapılan taşıt teslimi ile ilgili olarak düzenlenen
faturada KDV gösterilmez. Ayrıca, faturada istisna belgesinin tarih ve
numarasına atıf yapılarak “3065 sayılı KDV Kanununun (13/o) maddesi hükmü
gereğince KDV hesaplanmamıştır.” ibaresine yer verilir.
18.3. İstisnanın Beyanı
Bu istisna kapsamında yapılan taşıt teslimi, teslimin yapıldığı
vergilendirme dönemine ait KDV beyannamesinin “İstisnalar-Diğer İade Hakkı
Doğuran İşlemler” kulakçığının, “Tam İstisna Kapsamına Giren İşlemler”
tablosunda, 344 kod numaralı “Milli Savunma ve İç Güvenlik İhtiyaçlarında
Kullanılmak Üzere Taşıt Teslimi” satırı aracılığıyla beyan edilir.
Bu satırın “Teslim ve Hizmet Tutarı” sütununa istisnaya konu teslimin KDV
hariç tutarı, “Yüklenilen KDV” sütununa bu teslime ilişkin alış ve giderlere
ait belgelerde gösterilen toplam KDV tutarı yazılır. İade talep etmek
istemeyen mükellefler, “Yüklenilen KDV” sütununa “0” yazmalıdır.
18.4. İade
Yukarıda sayılan kuruluşlara bu bölüm kapsamında yapılan taşıt
teslimlerinden kaynaklanan iade taleplerinde aşağıdaki belgeler aranmaktadır:
- Standart iade talep dilekçesi
- İstisnanın beyan edildiği döneme ilişkin indirilecek KDV listesi
- İade hakkı doğuran işleme ait yüklenilen KDV listesi
- İadesi talep edilen KDV hesaplama tablosu
- Satış faturaları listesi
- İstisna belgesinin örneği ile istisna kapsamında alınacak taşıt
listesinin örneği
18.4.1. Mahsuben İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan mahsuben iade talepleri
yukarıdaki belgelerin ibraz edilmiş olması halinde miktarına bakılmaksızın
vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine getirilir.
18.4.2. Nakden İade
Mükelleflerin bu işlemlerden kaynaklanan ve 50.000 TL’yi aşmayan nakden
iade talepleri vergi inceleme raporu, YMM raporu ve teminat aranmadan yerine
getirilir. İade talebinin 50.000 TL’yi aşması halinde aşan kısmın iadesi,
vergi inceleme raporu veya YMM raporuna göre yerine getirilir. Teminat
verilmesi halinde mükellefin iade talebi yerine getirilir ve teminat, vergi
inceleme raporu veya YMM raporu sonucuna göre çözülür.
18.5. Müteselsil Sorumluluk
Bu istisna kapsamında işlem yapılabilmesi için, istisna belgesinin
teslimi yapacak olan satıcı mükellefe ibraz edilmesi şarttır. Satıcının bu
belge olmadan istisna uygulaması halinde, istisna nedeniyle ziyaa uğratılan
vergi, ceza, zam ve faizlerden teslimi yapan satıcı mükellef ile birlikte
kendisine teslim yapılan ilgili kuruluş da müteselsilen sorumludur.
Kendisine istisna belgesi ibraz edilen satıcı mükellefçe, başka bir şart
aramaksızın istisna kapsamında işlem yapılır. Daha sonra işlemin, istisna
için ilgili düzenlemelerde belirtilen şartları baştan taşımadığı ya da
şartların daha sonra ihlal edildiğinin tespiti halinde, ziyaa uğratılan
vergi ile buna bağlı ceza, faiz ve zamlar, kendisine istisna kapsamında
teslim yapılan kuruluştan aranır.”
MADDE 4- Aynı Tebliğin;
a) (II/E-7/A.) bölümünün dördüncü paragrafından sonra gelmek üzere
aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Diğer taraftan, 1/5/2025 tarihli ve 32887 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 30/4/2025 tarihli ve 9770 sayılı Cumhurbaşkanı
Kararıyla, söz konusu maddenin 31/12/2028 tarihine kadar uygulanmasına karar
verilmiştir.”
b) (II/E-7/A.1.) bölümünün birinci ve üçüncü paragraflarında yer alan “31/12/2025”
ibareleri “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.
c) (II/E-7/A.2.) bölümünün yedinci paragrafında yer alan “31/12/2025”
ibaresi “31/12/2028” şeklinde değiştirilmiştir.
MADDE 5- Aynı Tebliğin (II/F-4.15.) bölümünün başlığı ile birinci ve üçüncü
paragrafları aşağıdaki şekilde değiştirilmiş, aynı bölümün sonuna aşağıdaki
paragraf eklenmiştir.
“4.15. Hazinenin Taşınmaz Teslimi ve Kiralamaları, İrtifak Hakkı
Tesisi, Kullanma İzni ve Ön İzin Verilmesi İşlemleri, Kentsel Dönüşüm
Başkanlığı ile Toplu Konut İdaresi (TOKİ) Başkanlığının Arsa ve Arazi
Teslimleri, Belediye ve İl Özel İdarelerinin Taşınmaz Satışları ile Vakıflar
Genel Müdürlüğünün Yönettiği ve Temsil Ettiği Mazbut Vakıfların Mülkiyetinde
Bulunan Taşınmazların Satışları”
“Hazinece yapılan taşınmaz teslimi ve kiralamaları, irtifak hakkı tesisi,
kullanma izni ve ön izin verilmesi işlemleri, Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile
TOKİ Başkanlığınca yapılan arsa ve arazi teslimleri ile Vakıflar Genel
Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıfların mülkiyetinde
bulunan taşınmazların satışı suretiyle gerçekleşen devir ve teslimler KDV’den
müstesnadır.”
“Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile TOKİ’ye tanınan istisna ise bu
kurumların yapacağı arsa ve arazi teslimleri ile sınırlıdır. Kentsel Dönüşüm
Başkanlığı ile TOKİ tarafından arazi ve arsa dışında yapılacak taşınmaz
teslimleri (konut, bina, işyeri, sosyal tesis vb.) ve hizmetlere genel
hükümler çerçevesinde KDV uygulanır.”
“Vakıflar Genel Müdürlüğünün yönettiği ve temsil ettiği mazbut vakıfların
mülkiyetinde bulunan taşınmazların satışı KDV’den istisnadır. Genel
Müdürlüğün mülkiyetindeki taşınmazlar ile Genel Müdürlük tarafından
yönetilmeyen veya temsil edilmeyen vakıfların mülkiyetinde bulunan
taşınmazların satışı ise istisna kapsamında değildir.”
MADDE 6- Aynı Tebliğin (III/A-2.) bölümünün birinci paragrafına üçüncü alt
çizgiden sonra gelmek üzere “- 4760 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin
(4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen malın
teminatının hesaplanmasına esas özel tüketim vergisi tutarı,” satırı ile aynı
bölümün sonuna aşağıdaki paragraflar ve Örnek eklenmiştir.
“7555 sayılı Kanunun 8 inci maddesi ile 3065 sayılı KDV Kanununun 21 inci
maddesinde yapılan düzenleme çerçevesinde, 4760 sayılı ÖTV Kanununun 16 ncı maddesinin
(4) numaralı fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen malın
teminatının hesaplanmasına esas özel tüketim vergisi tutarı, ithalatta KDV
matrahına dahil edilmiştir.
4760 sayılı ÖTV Kanununun 16 ncı maddesinin (4) numaralı
fıkrasında, (I) sayılı listedeki malların ithalinde, ödenecek ÖTV’ye karşılık
olmak üzere türü, tutarı ve çözümüne ilişkin usul ve esasları Hazine ve
Maliye Bakanlığınca belirlenmek suretiyle teminat alınacağı hüküm altına
alınmıştır.
Bu kapsamda, 4760 sayılı Kanunun 16 ncı maddesinin (4) numaralı
fıkrası uyarınca teminat karşılığı ithal edilen (I) sayılı listedeki malın
teminatının hesaplanmasına esas ÖTV tutarı ithalatta KDV matrahına dahil edilecek
olup, bu tutar dahil malın ithalat bedeli üzerinden KDV hesaplanacaktır.
İthalat sırasında ödenen ve gümrük makbuzu üzerinde gösterilen KDV’nin,
mükellefler tarafından indirim konusu yapılması mümkün bulunmaktadır.
Diğer taraftan, 4760 sayılı Kanuna ekli (I) sayılı listedeki malların
yukarıdaki şekilde ithal edildikten sonra ithalatçıları tarafından yurt
içinde tesliminde, ÖTV tutarı dahil toplam işlem bedeli üzerinden
KDV hesaplanması gerektiği tabiidir.
Örnek: İthalatçı (A) A.Ş.nin ithal edeceği 20.000.000 TL tutarındaki
ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listedeki mal için hesaplanıp teminata bağlanan
ÖTV tutarı 5.000.000 TL’dir. İthalatçı (A) A.Ş. tarafından, malın ithal
bedeli ile hesaplanıp teminata bağlanan 5.000.000 TL ÖTV tutarı dahil toplam
işlem bedeli olan 25.000.000 TL üzerinden hesaplanan (25.000.000x%20)
5.000.000 TL KDV ilgili gümrük idaresine ödenmek suretiyle ithalat işlemi
gerçekleştirilir ve ödenen KDV tutarı ithalatçı tarafından indirim konusu
yapılır.
İthalatçı (A) A.Ş., ÖTV Kanununa ekli (I) sayılı listede yer alan bu
malı 5.000.000 TL ÖTV tutarı hariç 22.000.000 TL karşılığında (B) A.Ş.ye
satmıştır. Bu satış işlemine ilişkin ithalatçı (A) A.Ş. tarafından
düzenlenecek olan faturada, söz konusu ÖTV tutarı dahil toplam
teslim bedeli olan 27.000.000 TL üzerinden (27.000.000x%20) 5.400.000 TL
tutarında KDV hesaplanarak beyan edilir.”
MADDE 7- Aynı Tebliğin;
a) (IV/A3-1.3.) bölümünün sonuna aşağıdaki paragraflar ve Açıklamalı
Örnek eklenmiştir.
“Aynı şekilde, mükelleflerin iadeye konu işlemleri ile ilgili olarak KDV
ödemeksizin temin ettiği mal ve hizmet alımlarına ilişkin KDV iadesi talep
etmeleri mümkün değildir. Bu durumda, iade hakkı doğuran işlem bedeli ile
KDV’siz yapılan alım bedeli arasındaki farka genel vergi oranı uygulanmak
suretiyle azami iade edilebilir KDV tutarı bulunacaktır.
ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV tutarından, ATİK’in iade
hakkı doğuran işlemlerde fiilen kullanılmaya başlandığı tarihten itibaren bu
işlemlere ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen kısmı
itibarıyla pay verilmesi mümkündür.
İade talebine konu işlem bedelinin, ATİK’in aktife alınarak
fiilen kullanılmaya başlandığı dönemden itibaren iade talep edilen
dönem dahil ATİK’in kullanıldığı tüm işlemlerin toplam
bedeline oranlanması ve ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade
talebine konu işleme ait orana isabet eden tutarda pay verilmesi gerekir.
ATİK’in sonraki dönemlerde de iade hakkı doğuran işlemlerde
kullanılması halinde iade talep edilen dönem dahil iade hakkı
doğuran işlem bedelleri toplamının bu dönem dahil ATİK’in kullanıldığı
toplam işlem bedeline oranlanması suretiyle ATİK’ten iade hesabına
pay verilebilecek KDV tutarı belirlenir. Önceki dönemlerde bu ATİK’ten iade
hesabına pay verilen KDV tutarı düşüldükten sonra kalan tutar bu dönemdeki
iade hesabına pay verilecek KDV tutarı olacaktır.
Ayrıca, her dönem için yapılacak oranlama sonucunda bulunan ATİK’e ilişkin
yüklenilen KDV’den iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı ile önceki
dönemlerde ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade hesabına verilen
pay tutarları toplamı arasındaki fark kadar ilgili dönemde iade hesabına pay
verilebileceğinden, bu farkın menfi olması halinde bu dönemde ATİK’e ilişkin
yüklenilen KDV’den iade hesabına pay verilemeyecektir.
İlgili dönemde iade hakkı doğuran işlemler nedeniyle doğrudan yüklenimler
ve genel giderlerden verilen pay sonrasında iade hesabına o dönemde ATİK’e ilişkin
yüklenilen KDV’den verilebilecek azami pay tutarından daha az tutarda pay
verilmiş olması halinde, iade hesabına dahil edilemeyen bu ATİK KDV
pay tutarının sonraki dönemlerde oranlama yapılmadan doğrudan iade hesabına
dahil edilmesi mümkün değildir.
Öte yandan, iade hesabına ATİK’lerden verilecek pay tutarı
hesabının, ATİK’lerin aktife alınarak fiilen kullanılmaya
başlandığı tarihten itibaren iade hakkı doğuran işlemler ile toplam
işlemlerin bedeli dikkate alınmak suretiyle her bir araç için ayrı ayrı yapılması
gerekmektedir. Ancak, birden fazla ATİK kullanılarak üretim yapan
işletmelerde, iade hakkı doğuran işlemlerde kullanılan ve aynı vergilendirme
döneminde aktife kaydedilen ATİK’ler için ayrı ayrı hesaplama
yapılmasına gerek olmayıp bu ATİK’ler için tek bir hesaplama
yapılması mümkündür.
Açıklamalı Örnek: Uluslararası taşımacılık faaliyetiyle iştigal
eden (A) Taşımacılık A.Ş. 2023/Aralık döneminde 1 adet çekiciyi 6.000.000 TL
bedelle 1.200.000 TL KDV ödeyerek satın almış, 2024/Ocak döneminden itibaren
yurt içi ve yurt dışı taşımacılık faaliyetinde kullanmaya başlamıştır.
Mükellefin 2024/Ocak döneminde tamamı yurt içi taşımacılık faaliyetinde
kullanılan bu çekiciyle elde ettiği hasılat 2.000.000 TL olup ATİK
nedeniyle yüklenilen KDV’nin 200.000 TL’lik kısmı indirim yoluyla
giderilmiştir. Bu dönemde ATİK nedeniyle yüklenilen ve indirim yoluyla
giderilemeyen KDV tutarı 1.000.000 TL’dir. 2024/Ocak döneminden sonra yapılan
hesaplamalarda, devreden KDV’nin ATİK nedeniyle yüklenilen KDV tutarından
fazla olduğu varsayılmıştır.
Mükellefin bu çekiciyle gerçekleştirdiği uluslararası taşımacılık
faaliyeti (iade hakkı doğuran işlem) ile yurt içi taşımacılık faaliyetine
(iade hakkı doğurmayan işlem) ilişkin işlemleri aşağıdaki gibidir.
|
2024/Şubat Dönemi;
|
|
|
- İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
|
2.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli
|
|
|
(Kümülatif) (C)
|
Yok
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem Bedeli
|
|
|
(D) = (B) + (C)
|
2.000.000 TL
|
|
- Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
|
4.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli
|
|
|
(Kümülatif) (F)
|
2.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
|
|
|
Bedeli (G) = (E) + (F)
|
6.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif)
|
|
|
(H) = (D) + (G)
|
8.000.000 TL
|
|
- Doğrudan Yüklenim ve Genel Yönetim Giderleri
|
250.000 TL
|
|
- Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
|
400.000 TL
|
|
- Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı
|
150.000 TL
|
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem
bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,25 (D/H = 2.000.000/8.000.000) olup çekiciye ilişkin
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına
verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,25) 250.000 TL olacaktır.
Mükellefin doğrudan yüklenim ve genel yönetim giderleri toplamının
250.000 TL olduğu ve bu dönemde azami iade edilebilir KDV tutarının 400.000
TL olduğu dikkate alındığında, bu dönemde çekiciye ilişkin yüklenilen KDV’den
iade hesabına pay verilebilecek tutar 150.000 TL olacaktır.
|
2024/Mart Dönemi;
|
|
|
- İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
|
1.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli
|
|
|
(Kümülatif) (C)
|
2.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem
|
|
|
Bedeli (D) = (B) + (C)
|
3.000.000 TL
|
|
- Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
|
6.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem
|
|
|
Bedeli (Kümülatif) (F)
|
6.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
|
|
|
Bedeli (G) = (E) + (F)
|
12.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) +
(G)
|
15.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif)
|
150.000 TL
|
|
- Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
|
200.000 TL
|
|
- Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı
|
50.000 TL
|
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem
bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,20 (D/H = 3.000.000/15.000.000) olup çekiciye ilişkin
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına
verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,20) 200.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının hesaplanmasında, bu dönem
öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının dikkate alınması
gerektiğinden, 2024/Mart döneminde iade hesabına verilebilecek pay tutarı
(200.000 TL – 150.000 TL) 50.000 TL olacaktır.
|
2024/Nisan Dönemi;
|
|
|
- İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
|
5.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem
|
|
|
Bedeli (Kümülatif) (C)
|
3.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem
|
|
|
Bedeli (D) = (B) + (C)
|
8.000.000 TL
|
|
- Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
|
Yok
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem
|
|
|
Bedeli (Kümülatif) (F)
|
12.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
|
|
|
Bedeli (G) = (E) + (F)
|
12.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) =
|
|
|
(D) + (G)
|
20.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif)
|
200.000 TL
|
|
- Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
|
1.000.000 TL
|
|
- Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı
|
200.000 TL
|
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem
bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,40 (D/H = 8.000.000/20.000.000) olup çekiciye ilişkin
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına
verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,40) 400.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilecek pay tutarının hesaplanmasında bu dönem
öncesinde iade hesabına verilen toplam pay tutarının dikkate alınması
gerektiğinden, 2024/Nisan döneminde iade hesabına verilebilecek pay tutarı
(400.000 TL – 200.000 TL) 200.000 TL olacaktır.
|
2024/Mayıs Dönemi;
|
|
|
- İade Hakkı Doğuran İşlem Bedeli (B)
|
2.500.000 TL
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğuran İşlem
|
|
|
Bedeli (Kümülatif) (C)
|
8.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğuran Toplam İşlem
|
|
|
Bedeli (D) = (B) + (C)
|
10.500.000 TL
|
|
- Bu Dönemde İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli (E)
|
12.500.000 TL
|
|
- Önceki Dönem Sonu İade Hakkı Doğurmayan İşlem Bedeli
|
|
|
(Kümülatif) (F)
|
12.000.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil İade Hakkı Doğurmayan Toplam İşlem
|
|
|
Bedeli (G) = (E) + (F)
|
24.500.000 TL
|
|
- Bu Dönem Dahil Toplam İşlem Bedeli (Kümülatif) (H) = (D) +
(G)
|
35.000.000 TL
|
|
- Önceki Dönem ATİK’ten Verilen Pay Tutarı (Kümülatif)
|
400.000 TL
|
|
- Bu Dönem Azami İade Edilebilir KDV
|
500.000 TL
|
|
- Bu Dönemde ATİK KDV’den Verilen Pay Tutarı
|
0
|
Bu durumda, bu dönem dahil iade hakkı doğuran toplam işlem
bedelinin (D), çekicinin aktife alınarak kullanılmaya başlandığı dönemden
itibaren iade talep edilen dönem dahil çekicinin kullanıldığı toplam işlem
bedeline (H) oranı 0,30 (D/H = 10.500.000/35.000.000) olup çekiciye ilişkin
yüklenilen ve indirim yoluyla giderilemeyen KDV tutarından iade hesabına
verilebilecek azami pay tutarı (1.000.000 TL x 0,30) 300.000 TL olacaktır.
Ancak, iade hesabına verilebilecek azami pay tutarı (300.000 TL)
mükellefin bu döneme kadar (2024/Şubat-Mart-Nisan) çekiciye ilişkin
yüklenilen KDV’den iade hesabına verilen toplam pay tutarının (400.000 TL)
altında kaldığından, bu dönemde iade hesabına pay verilmeyecektir.
Mükellef tarafından ATİK’e ilişkin yüklenilen KDV’den iade
hesabına pay verilmesi durumunda, yukarıda belirtilen bilgiler çerçevesinde
aşağıdaki tablo hazırlanarak iade dosyasına eklenmesi gerekir.

Mükellefin Mayıs dönemi sonrasında iade hakkı doğuran işlemlerinin
bulunması halinde, söz konusu çekiciye ilişkin yüklenilen ve indirim yoluyla
giderilemeyen KDV’den iade hesabına verilebilecek pay tutarının hesabında
yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde işlem tesis edileceği tabiidir.”
b) (IV/A3-1.7.) bölümünde yer alan Örnek 2:’den sonra gelmek üzere
aşağıdaki paragraf eklenmiştir.
“Diğer taraftan, 15/3/2025 tarihli ve 32842 sayılı Resmî
Gazete’de yayımlanan 14/3/2025 tarihli ve 9582 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla
1/4/2025 tarihinden itibaren yapılan işlemlere uygulanmak üzere mükelleflerin
iade hakkı doğuran işlemlerine ilişkin olarak iade talebinde bulunabilecekleri
asgari tutar 10.000 TL olarak belirlenmiştir.”
MADDE 8- Aynı Tebliğe ekteki EK 34 eklenmiştir.
MADDE 9- Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
MADDE 10- Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
Ekleri için tıklayınız
|