|
Hazine ve Maliye Bakanlığı (Gelir İdaresi Başkanlığı)’ndan:
BAZI
VARLIKLARIN EKONOMİYE KAZANDIRILMASI
HAKKINDA GENEL TEBLİĞ
(SERİ NO: 1)
BİRİNCİ BÖLÜM
Başlangıç Hükümleri
Amaç ve kapsam
MADDE 1- (1) Bu Tebliğin amacı, 21/5/2026 tarihli ve 7582 sayılı
Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 10 uncu maddesi ile
13/6/2006 tarihli ve 5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununa eklenen geçici 19
uncu maddesinin uygulanmasına ilişkin usul ve esasların belirlenmesidir.
(2) Bu Tebliğ;
a) Gerçek ve tüzel kişilerin yurt dışında bulunan para, altın, döviz,
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının yurda getirilerek milli
ekonomiye kazandırılmasına ve bu varlıkların gelir ve kurumlar vergisi
mükelleflerince kanuni defter kayıtlarına alınmasına,
b) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve Türkiye’de
bulunan ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan para, altın, döviz,
menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının bildirilmesine ve kayıt
altına alınmasına,
c) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayan kişilerce yurt
içinde bulunan madde kapsamındaki varlıkların bildirilmesine,
ç) 5520 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin (Madde) uygulanmasına
ilişkin diğer hususlara,
yönelik açıklamaları kapsamaktadır.
Dayanak
MADDE 2- (1) Bu Tebliğ, 5520 sayılı Kanunun geçici 19 uncu maddesinin on
birinci fıkrası hükmüne dayanılarak hazırlanmıştır.
İKİNCİ BÖLÜM
Yurt Dışında Bulunan Varlıkların Bildirilmesi, Türkiye’ye Getirilmesi ve
Verginin Ödenmesi
Yurt dışında bulunan varlıklara ilişkin bildirim
MADDE 3- (1) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçlarının, Madde hükümleri çerçevesinde, 31/7/2027 tarihine
(bu tarih dâhil) kadar Türkiye’deki banka veya aracı kurumlara bildirilmesi
mümkündür.
(2) Birinci fıkra kapsamında gerçek ve tüzel kişilerce yapılacak bu
bildirimlerin, yetkili kılınmış vekiller veya kanuni temsilciler tarafından
da yapılabilmesi mümkündür.
(3) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan söz konusu
varlıklar, 4/6/2026 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih
dâhil), EK-1'de yer alan form ile bankalara veya (menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı kurumlara
bildirilebilecektir.
(4) Gerçek ve tüzel kişilerce, yurt dışında bulunan varlıklar için tek
bir bildirim verilmesi esastır. Ancak, Maddenin uygulamasında bildirimin
yapıldığı her ay farklı bir vergilendirme dönemi olarak kabul
edildiğinden, 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dâhil) birden
fazla bildirimde bulunulması mümkündür.
a) Bildirimde bulunulduktan sonra aynı ay içerisinde, yapılan hataların
düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı ya da
artırıcı yeni bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde, ilk bildirimin
düzeltilmesi gerekmektedir. Bu şekilde ilk bildirime konu varlıkların
azaltılması yönünde yapılacak düzeltmelerde, başlangıçta peşin olarak ödenen
verginin azaltılan tutara isabet eden kısmı, banka ve aracı kurum tarafından
bildirim sahibine iade edilebilecektir.
b) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, yapılan hataların
düzeltilmesi amacıyla ya da bildirime konu edilen varlıkları azaltıcı bir
bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde de bildirimin yapıldığı tarihten
itibaren Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da
Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer
edilmesi gereken iki aylık süreyi aşmamak kaydıyla önceki bildirimin
düzeltilmesi gerekmektedir. Bu durumda, banka ve aracı kurumlarca
EK-3’te yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin
düzeltme talebinin banka ve aracı kurum aracılığıyla yapılması esastır.
c) Bildirime konu varlıkların banka veya aracı kurumlara transferi veya
yatırılmasından sonra daha önce verilen bildirimlerin düzeltilmesi ve ödenen
vergilerin iadesi mümkün değildir.
ç) Bildirimde bulunulduktan sonraki aylarda, bildirime konu edilen
varlıkları artırıcı bir bildirimde bulunulmak istenilmesi halinde ise önceki
bildirimin düzeltilmesi söz konusu olmayacak, ilave olarak bildirilmek
istenilen varlıklar için yeni bir bildirim yapılacaktır.
d) Düzeltme kapsamı dışında verilen tüm bildirimler yeni bir bildirim
olarak kabul edilecek ve önceki bildirimle ilişkilendirilmeyecektir.
Örnek 1- 10 Ağustos 2026 tarihinde 15.000.000 TL karşılığı döviz
bildiriminde bulunan bir gerçek kişinin, aynı ay içerisinde bildirdiği tutarı
7.500.000 TL’ye düşürmek ya da 22.500.000 TL’ye çıkarmak istemesi halinde ilk
bildirimine ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir.
10 Ağustos’ta 15.000.000 TL karşılığı döviz bildiriminde bulunan bir
gerçek kişinin, 10 Ekim 2026 tarihini geçmemek üzere, bildirdiği tutarı
7.500.000 TL’ye düşürmek istemesi halinde, Ağustos ayındaki bildirimine
ilişkin düzeltme bildirimi vermesi gerekecektir. Banka ve aracı kurumlarca
EK-3’te yer alan beyanname ile vergi dairesine bildirilen varlıklara ilişkin
düzeltme talebi banka veya aracı kurumlar aracılığıyla yapılacaktır.
Ağustos ayında 15.000.000 TL karşılığı döviz bildiriminde bulunan bir
gerçek kişinin, Eylül veya Ekim ayı içerisinde, bildirdiği tutarı 22.500.000
TL’ye çıkarmak istemesi halinde ise Ağustos veya Eylül ayına ilişkin
7.500.000 TL’lik yeni bir bildirim vermesi gerekecektir. Yeni verilen
bildirimler önceki bildirim ile ilişkilendirilmeyeceğinden, sadece ilave
tutarın bildirilmesine dikkat edilecektir.
e) Bildirim süresi sona erdikten sonra bildirimlere ilişkin yapılan
düzeltme talepleri dikkate alınmayacaktır. Bu çerçevede, 31/7/2027 tarihine
kadar yapılan bildirimlerin bu tarihten sonra düzeltilmesi mümkün
olmayacaktır.
Yurt dışında bulunan varlıkların bildirimi üzerine banka veya aracı
kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi
MADDE 4- (1) Gerçek ve tüzel kişiler, yurt dışında bulunan varlıkları iki
nüsha olarak hazırlayacakları EK-1'de yer alan form ile bankalara veya aracı
kurumlara bildireceklerdir. Formun bir nüshası, ilgili banka veya aracı kurum
tarafından, varsa bildirim nedeniyle açılan hesaba ilişkin bilgiler yazılıp
tasdik edildikten sonra, düzenlenen banka dekontları veya işlem
sonuç formlarıyla birlikte ilgilisine geri verilecektir.
(2) Bildirimin gerçek veya tüzel kişinin vekili ya da kanuni temsilcisi
tarafından yapılması halinde, bankalar veya aracı kurumlarca söz konusu vekil
veya kanuni temsilcinin yetkili olup olmadığı hususu kontrol edilecektir.
(3) Banka veya aracı kurumlar tarafından, bildirimde bulunanlardan
bildirime konu edilen varlıklara ilişkin olarak herhangi bir belge
istenilmeyecektir.
(4) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara ilişkin
olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden %5
oranında peşin olarak tahsil edecekleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on
beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla EK-3'te yer alan
beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda
beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi
dairelerince tarh edilen vergiler, beyan süresi içerisinde banka ve aracı
kurumlar tarafından vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.
(5) Şu kadar ki, banka veya aracı kurumlara bildirilen varlıkların;
vadeli hesaplarda, 28/3/2002 tarihli ve 4749 sayılı Kamu Finansmanı
ve Borç Yönetiminin Düzenlenmesi Hakkında Kanun kapsamında ihraç edilen
Devlet iç borçlanma senetleri ile kira sertifikalarında veya girişim
sermayesi yatırım fonlarında aşağıda belirtilen sürelerle tutulacağının taahhüt
edilmesi halinde vergi oranı;
a) En az beş yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %0,
b) En az dört yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %1,
c) En az üç yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %2,
ç) En az iki yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %3,
d) En az bir yıl bulundurulacağının taahhüt edilmesi halinde %4,
olarak uygulanacaktır.
(6) Bu indirimli oran uygulamasından yararlanılabilmesi için, bildirime
konu edilen varlıkların belirtilen kıymetlerde ve sürelerde
değerlendirileceğine ilişkin olarak EK-2’de yer alan taahhütnamenin, bildirim
sırasında banka veya aracı kurumlara verilmesi zorunludur. Bu kapsamda
verilecek taahhütnameler için damga vergisi alınmaz.
(7) İndirimli oran uygulanması durumunda da (%0 dahil) bildirime
konu varlıklar banka veya aracı kurumlarca verilecek beyannameye (EK-3) dahil
edilecektir.
(8) Taahhüt edilen sürelerin başlangıcı olarak, bildirime konu
varlıkların vadeli hesaplara, Devlet iç borçlanma senetleri, kira
sertifikaları veya girişim sermayesi yatırım fonlarına yatırıldığı tarih esas
alınacaktır.
(9) 1/1/2027 tarihinden 31/7/2027 tarihine kadar (bu tarih dahil)
yapılacak bildirimlerde bu oranlara yarım puan artırım yapılacaktır.
(10) 31/7/2027 tarihinin yetki ile uzatılması halinde ise bu
tarihten sonra yapılacak bildirimlerde vergi oranı ilave yarım puan artışla
toplamda 1 puan artırımlı olarak uygulanacaktır.
Örnek 2- Gerçek kişi (A), yurt dışında bulunan 10.000.000 TL karşılığı
dövizi için 15/9/2026 tarihinde bankaya bildirimde bulunmuştur.
Bildirime konu edilen tutarın tamamının, en az iki yıl süreyle vadeli hesapta
tutulacağına ilişkin EK-2’de yer alan taahhütname aynı tarihte bankaya
verilmiştir.
Bu durumda, söz konusu bildirim için uygulanacak vergi oranı %3
olacaktır. Buna göre banka tarafından;
10.000.000 TL x %3 = 300.000 TL
tutarında vergi peşin olarak tahsil edilerek, bildirimi izleyen ayın
on beşinci günü akşamına kadar sorumlu sıfatıyla vergi dairesine beyan edilip
ödenecektir.
Örnek 3- (K) A.Ş., yurt dışında bulunan 25.000.000 TL tutarındaki
varlığını 20/11/2026 tarihinde bir aracı kuruma bildirmiş ve söz konusu
tutarın en az beş yıl süreyle vadeli mevduat hesaplarında
değerlendirileceğine ilişkin taahhütnameyi bildirim sırasında vermiştir.
Bu durumda, bildirime konu varlık için uygulanacak vergi oranı %0
olacaktır. Dolayısıyla banka veya aracı kurum tarafından vergi tahsil
edilmeyecektir. Ancak, bildirime konu bu varlıklar banka veya aracı kurum
tarafından verilecek beyannameye dahil edilecektir.
Örnek 4- Gerçek kişi (B), yurt dışında bulunan 8.000.000 TL varlığına
ilişkin 5/2/2027 tarihinde banka nezdinde bildirimde bulunmuş ve
bildirime konu edilen varlıkların en az bir yıl süreyle kira sertifikalarında
değerlendirileceğine ilişkin taahhütnameyi bankaya vermiştir.
1/1/2027 tarihinden itibaren yapılan bildirimlerde vergi oranlarına
yarım puan ilave edilmesi gerektiğinden, normalde %4 olarak uygulanacak oran,
bu bildirim bakımından %4,5 olarak dikkate alınacaktır.
Buna göre hesaplanacak vergi tutarı:
8.000.000 TL x %4,5 = 360.000 TL
olacaktır.
(11) Bildirimde bulunanların, bildirilen varlıkları süresinde Türkiye’ye
getirmemeleri veya getirmekle birlikte banka veya aracı kurumlara transfer
etmemeleri/yatırmamaları halinde, bu durum ilgili banka veya aracı kurum
tarafından, bildirime konu varlıklara ilişkin EK-3’te yer alan beyannamenin
verildiği vergi dairesine ayrıca bildirilecektir.
Yurt dışında bulunan varlıkların Türkiye’ye getirilmesi
MADDE 5- (1) Madde kapsamında bildirime konu edilen varlıkların bildirimin
yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’deki banka veya aracı
kurumlarda mevcut ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi gerekir.
(2) Söz konusu varlıklardan yurt dışından fiziki olarak getirilenlerin,
bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde olmak kaydıyla; gümrük
işlemlerinin tamamlanarak ülkeye getirilmesi ve gümrük işlemlerinin
tamamlanmasını takip eden ilk iş günü sonuna kadar Türkiye’deki banka veya
aracı kurumlara yatırılması gerekir.
(3) Türkiye’deki banka ya da aracı kurumlarda mevcut ya da yeni açılan
bir hesaba ilgili varlığın transferi işlemlerinde, bildirimde bulunan hesap
sahibi ile yurt dışından varlığı transfer edenin farklı kişiler olmasının,
söz konusu hükümden faydalanılması açısından herhangi bir önemi
bulunmamaktadır.
(4) Yurt dışında bulunan ancak kapsama girmeyen varlıkların (örneğin
taşınmazların) 31/7/2027 tarihine kadar kapsamdaki varlıklara
dönüştürülmek suretiyle söz konusu Madde hükümleri çerçevesinde Türkiye’ye
getirilmesi mümkündür.
(5) Yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer
sermaye piyasası araçlarının Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda mevcut
ya da yeni açılan bir hesaba transfer edilmesi veya fiziki olarak Türkiye’ye
getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması durumunda, banka dekontu veya
aracı kurum işlem sonuç formları, varlıkların Türkiye’ye getirilmiş olduğunun
tevsikinde kullanılabilecektir.
(6) 31/7/2027 tarihine kadar banka veya aracı kurumlara
bildirilmesi kaydıyla, yurt dışında bulunan söz konusu varlıkların Türkiye’ye
fiziki olarak getirilmesi sırasında Gümrük İdaresince bu varlıkların banka
veya aracı kurumlara bildirildiğine ilişkin belgenin aranılması şarttır.
Getirilen bu varlıklar için Gümrük İdaresinden alınan belgeler, varlıkların
Türkiye’ye getirilmiş olduğunun tevsikinde kullanılabilecektir. Ayrıca söz
konusu varlıkların banka veya aracı kurumlara yatırılması sırasında, bu
varlıkların Türkiye’ye getirildiğine dair Gümrük İdaresinden alınan belgenin
ibraz edilmesi gerekmektedir.
(7) Gümrük İdaresi, bu kapsamda yapılan bildirime ilişkin bilgileri,
alındığı ayı takip eden ayın sonuna kadar elektronik ortamda Gelir İdaresi
Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür.
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
Türkiye’de Bulunan Varlıkların Bildirilmesi ve Verginin Ödenmesi
Türkiye’de bulunan varlıkların bildirilmesi
MADDE 6- (1) Gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince sahip olunan ve
Türkiye'de bulunan, ancak kanuni defter kayıtlarında yer almayan; para,
altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları 31/7/2027 tarihine
(bu tarih dâhil) kadar EK-1’de yer alan form ile bankalara veya (menkul
kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarına münhasır olmak üzere) aracı
kurumlara bildirilebilecektir. Bildirimde bulunan gerçek ve tüzel kişilerce,
söz konusu varlıklara ilişkin olarak vergi dairelerine herhangi bir beyanda
bulunulmayacaktır.
Örnek 5- (ABC) A.Ş.'nin banka hesaplarında bulunan 15.000.000 TL
tutarındaki döviz varlığının şirkete ait olduğu, ancak söz konusu tutarın
kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmediği tespit edilmiştir. Bu
durumda, anılan döviz varlığı banka aracılığıyla bildirim konusu yapılabilecek
ve diğer şartların da sağlanması kaydıyla Madde hükümlerinden
yararlanılabilecektir.
(2) Gelir ve kurumlar vergisi mükellefiyeti bulunmayanlar ile
mükellefiyeti bulunan ancak 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi
Usul Kanunu uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmayan ve mükellefiyeti
bulunmakla birlikte mükellefiyetiyle ilişkilendirilmeksizin Madde hükmünden
yararlanmak isteyen gelir vergisi mükelleflerinin, Türkiye'de bulunan ancak halihazırda
banka ve aracı kurumlarda bulunmayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve
diğer sermaye piyasası araçları için bildirimde bulunmak suretiyle Madde
hükmünden yararlanabilmeleri mümkündür. Bu kişilerin söz konusu varlıklarını
bildirim tarihi itibarıyla banka veya aracı kurumlarda açılan hesaplara
yatırmaları ve bu durumu tevsik edici belgelerle kanıtlamaları zorunludur.
(3) Şahıs şirketleri ile adi ortaklıkların gelir veya kurumlar vergisi
mükellefiyeti bulunmamakta olup, bunlar adına stopaj ve katma değer vergisi
yönünden mükellefiyet tesis edilmektedir. Bu kapsamda, şahıs şirketleri ile
adi ortaklıklar adına da bildirimde bulunulması mümkün bulunmakta olup,
bildirilen varlıklar dolayısıyla şahıs şirketleri ve adi ortaklıklar katma
değer vergisi, ortaklar ise gelir veya kurumlar vergisi yönünden vergi
incelemesi ve tarhiyat yapılmaması imkanından faydalanabilecektir.
Banka veya aracı kurumlarca yapılacak işlemler ve verginin ödenmesi
MADDE 7- (1) Banka ve aracı kurumlar, kendilerine bildirilen varlıklara
ilişkin olarak bildirim sahibinden bildirilen varlıkların değeri üzerinden %5
oranında peşin olarak tahsil edecekleri vergiyi, bildirimi izleyen ayın on
beşinci günü akşamına kadar vergi sorumlusu sıfatıyla EK-3'te yer alan
beyanname ile bağlı bulundukları vergi dairesine 340 ve 346 sıra no.lu Vergi
Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde belirtilen usul ve esaslar doğrultusunda
beyan edecektir. Beyan edilen varlıkların değerleri üzerinden, vergi
dairelerince tarh edilen vergiler, söz konusu beyan süresi içerisinde banka
ve aracı kurumlarca vergi sorumlusu sıfatıyla ödenecektir.
(2) Bildirime konu edilen varlıkların vadeli hesaplarda veya 4749 sayılı
Kanun kapsamında ihraç edilen Devlet iç borçlanma senetleri ile kira
sertifikalarında veya girişim sermayesi yatırım fonlarında tutulmasının
taahhüt edilmesi durumunda, uygulanacak vergi oranı yönünden 4 üncü madde
kapsamında yapılan açıklamalar dikkate alınacaktır.
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Ortak Hükümler
Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları veya vekilleri adına görünen
varlıkların durumu
MADDE 8- (1) Şirketlerin kanuni temsilcileri, ortakları ya da şirket veya şirketin
ortakları adına Madde kapsamına giren varlıkları 4/6/2026 tarihinden
önce yetkili kuruluşlarca düzenlenen bir vekalet veya temsil sözleşmesine
istinaden değerlendirmeye yetkili olanların, bu tarih itibarıyla sahip
oldukları ve yurt dışında bulunan varlıklarının, bu Tebliğde yapılan
açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirime konu edilerek Türkiye'ye
getirilmesi veya Türkiye'deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba
transfer edilmesi ya da Türkiye'de bulunan ancak 4/6/2026 tarihi itibarıyla
kanuni defter kayıtlarında yer almayan varlıklarının bu Tebliğde yapılan
açıklamalar çerçevesinde şirket adına bildirimde bulunmak suretiyle Madde
hükümlerinden yararlanılabilmesi mümkündür.
(2) Şirket veya şirket ortaklarına ait olduğu halde şirketin kanuni
temsilcileri, ortakları veya vekilleri dışındaki kişilerce tasarruf edilen
varlıklar, söz konusu Madde hükümleri çerçevesinde şirket adına bildirime
konu edilerek Madde hükmünden yararlanılabilecektir. Ayrıca, gerçek kişilere
ait olduğu halde bu kişilerin ortağı veya kanuni temsilcisi oldukları yurt
dışındaki şirketlerce tasarruf edilen varlıkların da ilgili gerçek kişiler
adına bildirime konu edilmesi halinde Madde hükmünden yararlanılabilmesi
mümkündür. Ancak, bildirim dışındaki nedenlerle yapılacak inceleme esnasında
söz konusu varlıkların şirket veya şirket ortaklarına ya da gerçek kişilere
ait olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir.
Varlıkların bildirim değeri
MADDE 9- (1) Yurt dışında veya yurt içinde bulunan varlıkların banka veya
aracı kurumlara bildirilmesinde; varlıklar, bildirildiği tarih itibarıyla
aşağıdaki değerleme ölçütleri ile değerlenecektir:
a) Türk lirası cinsinden para, itibari (nominal) değeriyle.
b) Altın, rayiç bedeliyle.
c) Döviz, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuruyla.
ç) Menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarından;
1) Pay senetleri, varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç
bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli
değilse itibari (nominal) değeriyle.
2) Tahvil, bono, eurobond gibi borçlanma araçları, varsa borsa
rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit edilemiyorsa
alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal) değeriyle.
3) Yatırım fonu katılma payları, ilgili piyasasında belirlenmiş kapanış
fiyatıyla.
4) Vadeli işlem ve opsiyon sözleşmeleri gibi türev araçlar,
varsa borsa rayiciyle, borsa rayici yoksa rayiç bedeliyle, bu bedel tespit
edilemiyorsa alış bedeliyle, alış bedeli de belli değilse itibari (nominal)
değeriyle.
(2) Bildirimlerde söz konusu varlıkların Türk lirası karşılığı bedelleri
esas alınacaktır.
(3) Bu Tebliğin uygulanmasında rayiç bedel, söz konusu varlıkların
bildirildiği tarih itibarıyla belirlenen alım-satım bedeli olup, bu bedelin
gerçek durumu yansıtması gerekmektedir.
(4) Borsa rayiciyle değerlenecek varlıkların borsa rayicinin
belirlenmesinde, söz konusu varlıkların bildirildiği tarihte işlem gördüğü
yurt içi veya yurt dışındaki borsalarda oluşan değerler dikkate alınacaktır.
(5) Döviz cinsinden varlıklarda, bunların bildirildiği tarihteki Türkiye
Cumhuriyet Merkez Bankası döviz alış kuru dikkate alınacaktır.
(6) Bildirimde bulunduktan sonra, yapılan hataların düzeltilmesi ya da
bildirime konu edilen varlıkların azaltılması amacıyla 31/7/2027 tarihine
kadar yapılacak düzeltmelerde varlıkların ilk bildirim tarihindeki değerleri
esas alınır.
(7) Bildirilen varlıklara ilişkin olarak taahhütte bulunanların, yurt
dışındaki varlıkların transfer edildiği veya yatırıldığı tarihten,
Türkiye’deki varlıkların ise bildirildiği tarihten itibaren on gün
içerisinde, bildirilen tutarları taahhüt konusu varlıklara dönüştürmeleri
gerekmektedir. Bildirilen varlıkların taahhüt edilen varlıklara
dönüştürülmesinde, dönüşüme konu edilen varlıkların bu maddede yer alan
değerleme ölçütlerine göre belirlenen dönüşüm tarihindeki değeri dikkate
alınır.
Bildirilen varlıkların kanuni defter kayıtlarına intikal ettirilmesi
MADDE 10- (1) Bildirilen varlıkların, 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan
mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi zorunludur. Şu kadar ki, mezkûr
Kanun uyarınca defter tutma zorunluluğu bulunmayan mükelleflerin bu madde
kapsamında yükümlülükleri bulunmamaktadır.
(2) Yurt dışında bulunan varlıkların; şirket adına bildirilmesi durumunda
ilgili şirket, şahıslar adına bildirilmesi halinde bu şahısların kendileri,
Maddenin sağladığı imkânlardan yararlanabileceğinden, şirket adına bildirime
konu edilen varlıkların, şirketin kanuni defter kayıtlarına intikal
ettirilmesi gerekmektedir.
(3) Bilanço esasına göre defter tutan mükellefler, Madde hükmü uyarınca
bildirime konu ettikleri ve yasal defterlerine kaydettikleri kıymetleri için
pasifte özel fon hesabı açacaklardır. Söz konusu hesap sermayenin cüz’ü
addolunacak, bildirim tarihinden itibaren iki yıl geçmedikçe işletmeden
çekilemeyecek ve sermayeye ilave dışında başka bir amaçla
kullanılamayacaktır. Diğer taraftan işletmenin tasfiye edilmesi halinde bu
tutarlar vergilendirilmeyecektir. Fon hesabında tutulan bu tutarların, 31/12/1960 tarihli
ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 81 inci maddesi ile 5520 sayılı Kanunun
19 uncu ve 20 nci maddeleri uyarınca gerçekleşecek devir ve bölünme
hallerinde de vergilendirilmesi söz konusu olmayacaktır.
(4) Serbest meslek kazanç defteri ile işletme hesabı esasına göre defter
tutan mükellefler, bildirimde bulundukları söz konusu kıymetleri
defterlerinde ayrıca göstereceklerdir.
(5) 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan mükelleflerce Türkiye’ye
getirilen varlıklar ile gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerince kanuni
defterlere kaydedilen varlıklar, dönem kazancının tespitinde dikkate
alınmaksızın işletmelerine dâhil edilecek ve bildirim tarihinden itibaren iki
yıl geçmesi koşuluyla vergiye tabi kazancın ve kurumlar için dağıtılabilir
kazancın tespitinde dikkate alınmaksızın işletmelerinden çekilebilecektir.
(6) Türkiye’de bulunan varlıkların, banka ve aracı kurumlara bildirildiği
tarih itibarıyla 9 uncu maddede yer alan esaslar çerçevesinde belirlenen Türk
lirası karşılığı bedelleriyle yasal defterlere kaydedilmesi gerekmekte olup,
söz konusu varlıkların elden çıkarılması halinde satış kazancının tespitinde
bu bedel dikkate alınacaktır.
Gelir ve gider uygulaması
MADDE 11- (1) Bildirim konusu yapılarak kanuni defter kayıtlarına intikal
ettirilen varlıkların daha sonra elden çıkarılmasından doğan zararlar, gelir
veya kurumlar vergisi uygulaması bakımından gelirin veya kurum kazancının
tespitinde gider veya indirim olarak kabul edilmeyecektir. Söz konusu
varlıkların elde tutulması ve elden çıkarılmasından doğan kazanç ve iratlar
ise genel esaslar çerçevesinde gelirin veya kurum kazancının tespitinde
dikkate alınacaktır.
(2) Bildirilen varlıklar nedeniyle ödenen vergiler, hiçbir suretle gider
yazılamayacak ve başka bir vergiden mahsup edilemeyecektir.
İnceleme ve tarhiyat yapılmayacak haller
MADDE 12- (1) Madde hükmü uyarınca, bildirimde bulunulan varlıklara isabet
eden tutarlara ilişkin hiçbir suretle vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı
yapılmayacaktır. Bu hükümden yararlanabilmek için;
a) Yurt dışında bulunan bildirime konu varlıkların;
1) Bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay içinde Türkiye’ye
getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılması ya da Türkiye’deki banka
veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer edilmesi,
2) Bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin süresinde ödenmesi
ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına uyulması,
3) Bildirime konu edilen varlıkların 213 sayılı Kanun uyarınca defter
tutan mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, yasal defterlerine
kaydettikleri bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni
defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve
varlıkların iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının
sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması,
b) Türkiye’de bulunan ve bildirime konu edilen varlıkların;
1) Bildirilen varlıkların 213 sayılı Kanun uyarınca defter tutan
mükelleflerce kanuni defterlere kaydedilmesi, yasal defterlerine
kaydettikleri bu kıymetler için pasifte özel fon hesabı açılması (veya kanuni
defterlerin ilgili sayfalarında gösterilmesi), bu fon hesabının ve
varlıkların iki yıl geçmedikçe işletmeden çekilmemesi ve fon hesabının
sermayeye ilave dışında başka bir amaçla kullanılmaması,
2) Gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olmayanlar tarafından banka veya
aracı kurumlardaki hesaplara yatırıldığını gösterir belgelerle tevsik
edilmesi,
3) Madde kapsamında bildirilen varlıklara ilişkin tarh edilen verginin
süresinde ödenmesi ve taahhüt edilen tutarlara ilişkin taahhüt şartlarına
uyulması,
gerekmektedir.
(2) Bildirilen varlıklar dışındaki diğer nedenlerle başlayan vergi
incelemeleri veya takdire sevk işlemleri dolayısıyla, Madde kapsamında
bildirimde bulunan mükellefler hakkında matrah farkı bulunması durumunda;
a) Bulunan matrah farkının bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle
ortaya çıktığının tespiti ve bildirilen varlık tutarının, bulunan matrah
farkına eşit ya da fazla olması durumunda gelir veya kurumlar vergisi ile
katma değer vergisi yönünden tarhiyat yapılmayacaktır.
Örnek 6- (ABC) A.Ş., Madde hükmü kapsamında Türkiye’de bulunan ancak kanuni
defter kayıtlarında yer almayan varlıkları için bankaya 15/6/2026 tarihinde
10.000.000 TL tutarında bildirimde bulunmuştur. Maddede yer alan diğer
şartları da taşıyan mükellef kurum sektör incelemeleri kapsamında 2024 hesap
dönemine ilişkin incelemeye sevk edilmiştir. Bu döneme ilişkin yapılan
inceleme sonucunda mükellef hakkında 5.000.000 TL kayıt dışı satışa ilişkin
matrah farkı tespit edilmiş ancak mükellef kurum inceleme esnasında bu farkın
Madde hükmü kapsamında bildirilen varlıklar nedeniyle meydana geldiğini
belirtmiştir. Vergi inceleme elemanı tarafından mükellefin bu iddiası
incelenmiş ve aradaki farkın nedeninin mükellefin ifadesine uygun olduğu
anlaşılmıştır. Bu durumda, mükellef hakkında tarhiyat yapılmayacaktır.
b) Bulunan matrah farkının bildirime konu edilen varlıklar nedeniyle
ortaya çıktığının tespiti halinde, bu farkın bildirilen varlık tutarından
fazla olması durumunda, yalnızca aradaki fark tutar üzerinden gelir veya
kurumlar vergisi ile katma değer vergisi yönünden vergi tarhiyatı
yapılacaktır.
Örnek 7- (DEF) Ltd. Şti. yurt dışında sahip olduğu Madde kapsamına giren
varlıkları için 50.000.000 TL bildirimde bulunmuştur. Maddede sayılan bütün
şartları taşıyan mükellef hakkında yapılan ihbara istinaden mükellef kurumun
2023 hesap dönemi incelemeye sevk edilmiştir. Adı geçen kurum hakkında
yapılan inceleme sonucunda 75.000.000 TL tutarında matrah farkı tespit
edilmiştir. Mükellef söz konusu farkın 50.000.000 TL’sinin bildirilen
varlıklar nedeniyle ortaya çıktığını ifade etmiştir. Vergi inceleme elemanı
ise söz konusu farkın 40.000.000 TL tutarındaki kısmının bildirilen varlıklar
nedeniyle ortaya çıktığını kalan tutarın ise hatalı amortisman ayırma,
gider, indirim ve istisnaların doğru hesaplanmaması gibi diğer nedenlerden
kaynaklandığını ortaya koymuştur. Bu durumda, anılan mükellef hakkında
bulunan matrah farkının 40.000.000 TL tutarındaki kısmı için vergi tarhiyatı
yapılmayacaktır.
(3) Vergi incelemesine başlanılan veya takdir komisyonuna sevk edilen
tarihten sonra Madde hükmüne istinaden bildirimde bulunulması, vergi
incelemesi ve takdir komisyonu kararına istinaden bulunan matrah farkları
üzerinden vergi tarhiyatı yapılmasına engel teşkil etmeyecek ve bildirime
konu edilen tutarlar mahsuba konu edilemeyecektir. Öte yandan, vergi dairesi
ya da vergi incelemesine yetkili olanların ıttılaına girmekle birlikte vergi
incelemesine başlanılmasından veya takdir komisyonuna sevk işleminden önce
bildirimde bulunulması durumunda ise Madde hükmünden yararlanılabilecektir.
(4) Bildirilen varlıkların, bildirimin yapıldığı tarihten itibaren iki ay
içinde Türkiye’ye getirilerek banka veya aracı kurumlara yatırılmaması ya da
Türkiye’deki banka veya aracı kurumlarda açılacak bir hesaba transfer
edilmemesi ile bildirilen tutarlara ilişkin tarh edilen vergilerin süresinde
ödenmemesi, taahhütlere uyulmaması ve bu maddede yer alan diğer şartların
yerine getirilmemesi hallerinde Madde kapsamında sağlanan vergi incelemesi ve
vergi tarhiyatı yapılmamasına ilişkin hükümlerden yararlanılamayacaktır.
Örnek 8- (GHI) A.Ş., yurt dışında bulunan 30.000.000 TL tutarındaki
varlığı için, söz konusu varlıkların en az dört yıl süreyle vadeli mevduat
hesaplarında değerlendirileceğine ilişkin taahhütte bulunarak %1 oranında
vergilendirilmek suretiyle bildirimde bulunmuştur. Ancak bildirime konu
edilen varlıkların vadeli hesaplarda bulundurulma şartının iki yıl sonra
ihlal edildiği tespit edilmiştir. Bu durumda, indirimli vergi oranı
uygulanmasına ilişkin taahhüt şartı ihlal edilmiş olup, mükellef Madde
kapsamında sağlanan vergi incelemesi ve vergi tarhiyatı yapılmamasına ilişkin
hükümlerden yararlanamayacaktır.
(5) Bildirimde bulunanlar tarafından taahhüt süresine uyulmaması
durumunda, varlığın bulunduğu banka veya aracı kurum tarafından, bildirim
tutarı esas alınarak zamanında alınmayan vergi tutarı tespit edilmek
suretiyle bu tutara isabet eden vergi ve gecikme faizi kesinti yoluyla tahsil
edilecek ve tahsil edildiği ayı takip eden on beşinci günü akşamına kadar
vergi dairesine ödenecektir. Ayrıca, bildirilen varlıklara ilişkin
olarak taahhütlere uyulmaması durumunda, zamanında tahakkuk ettirilmeyen
vergiler için vergi ziyaı cezası uygulanmayacaktır.
(6) Bildirilen varlıkların Türkiye’ye getirilmemesi ve banka veya aracı
kurumlara transfer edilmemesi ya da yatırılmaması suretiyle şartların ihlali
halinde, bu ihlalin banka veya aracı kurumlarca bildirilmesi üzerine, taahhüt
nedeniyle zamanında alınmayan vergiler gecikme faiziyle birlikte vergi
dairesince aranır. Bu vergiler için vergi ziyaı cezası uygulanmaz.
Diğer hususlar
MADDE 13- (1) İlgili kurum ve kuruluşlar, gerçek veya tüzel kişilerin Madde
hükmü uyarınca yapılacak işlemlere ilişkin taleplerini yerine getirmek
zorundadırlar.
BEŞİNCİ
BÖLÜM
Son Hükümler
Yürürlük
MADDE 14- (1) Bu Tebliğ yayımı tarihinde yürürlüğe girer.
Yürütme
MADDE 15- (1) Bu Tebliğ hükümlerini Hazine ve Maliye Bakanı yürütür.
Ekleri için
tıklayınız
|