KOD UYGULAMASI

İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nca KDV İade ve indirimlerinin haksız yere yapılmasını engellemek amacıyla 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin II. Bölümünde belirtilen esaslar çerçevesinde işlemleri “Özel Esaslara” göre yapılması gereken mükelleflerin yer aldığı “Mükellefler Hakkında Yapılan Tespit Sonuçları” listesi oluşturulmuş ve bu listeler semboller halinde ifade edilmek suretiyle güncellenerek vergi daireleri ve ilgili diğer birimlerin kullanımına sunulmaktadır. 

         Vergi Dairesi Başkanlığınca “hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler listesine alınma” olarak isimlendirilen bu uygulama mükellefler tarafından “Kod’a alınma” olarak bilinmekte ve bir çok mükellef tarafından ihtilaf konusu yapılmaktadır. Gelir İdaresi Başkanlığı EVDO (Eski VEDOP) Sisteminde de sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya kullananlara ilişkin bir liste bulunmakla birlikte gerek bu listeye haklarında inceleme yapılarak rapor düzenlenen mükelleflerin alınıyor olması ve gerekse bu listeye alınma için denetim elemanları tarafından form düzenlenmesi sonucu liste İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığınca oluşturulmuş hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler listesi kadar kapsamlı değildir. İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler listesi diğer büyük illerde benzer listelerinin oluşturulmasında da emsal alınmıştır. 

         Hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler listesine alınan mükelleflerden idarece neler talep edildiğine ve uygulamada karşılanan sorunlara geçmeden önce bu listede yer alan olumsuzlukların neler olduğunu kısaca göz atalım. 

Mükellefler Hakkında Yapılan Tespitler (KOD) Listesi

             Kod-1: Vergi İnceleme Raporuna göre sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği tespit edilen mükellefler ile bunların ortakları ve kanuni temsilcilerinin kurdukları veya ortak oldukları şirketlere ilişkin liste 

             Kod-2: Vergi İnceleme Raporuna göre sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı tespit edilenlere ilişkin liste 

           Kod-3: Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği konusunda haklarında vergi inceleme raporu bulunan mükelleflerin ortakları veya kanuni temsilcilerine ilişkin liste 

           Kod-4: Bastırdığı belgelerin zayii olduğunu, çalındığı veya kaybolduğunu bildirenlere ilişkin liste 

          Kod-5: Vergi Dairelerinin yaptığı tespit sonucunda; 

             5/1: Haklarında vergi inceleme raporu bulunmamakla birlikte sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği konusunda tespit bulunanlara ilişkin liste 

             5/2: Haklarında vergi inceleme raporu bulunmamakla birlikte sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda tespit bulunanlara ilişkin liste 

           5/3: Adresinde bulunamayanlar ile sarih adresi tespit edilemeyenlere ilişkin liste 

           5/4: Defter, belge ibraz etmeyen veya incelemeye sevk edilenler ile birden fazla döneme ilişkin olarak KDV beyannamesini (süresinden sonra verilenler hariç) vermediği tespit edilenlere ilişkin liste 

           Kod-6 (Taklit edilen Belgeler): Kendisi hakkında herhangi bir olumsuz tespit ya da vergi inceleme raporu bulunmadığı halde belgelerinin taklit edildiği tespit edilen mükelleflere ait liste

           Kod-7: Mükellefiyetleri bulunmayan ancak üçüncü kişiler veya diğer tüzel kişilikler vasıtasıyla sahte belge organizasyonu içerisinde bulunduğu ve sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge ticareti yaptığı tespit edilenlere ilişkin liste 

             Kod-8: İlgili şahıs ve firmaların iş ve ikamet adreslerinde yapılan yoklamalarda bulunamamalarından dolayı 2004/13 Seri No.lu Uygulama İç Genelgesi gereği mükellefiyetleri re’sen terk ettirilerek kapatılan mükelleflere ilişkin liste 

           Kod-9/1: Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği ve kullandığı konusunda hakkında vergi inceleme raporu bulunan ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından oluşturulan olumsuz mükellefler listesinde yer alan mükelleflere ilişkin liste 

             Kod-9/2: Sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge kullandığı konusunda hakkında vergi inceleme raporu bulunan ve Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından oluşturulan olumsuz mükellefler listesinde yer alan mükelleflere ilişkin liste 

          Uygulamada bağlı olduğu vergi dairesince hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellef bir yazı ile yapılan tespitlerin KDV Grup Müdürlüğü’ne iletilmesi sonucu hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler listesine dahil edilmekte hakkındaki olumsuzluğun ortadan kalkması neticesinde de yine vergi dairesinin talebi üzerine söz konusu listeden çıkarılmaktadır. 

         Hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler diğer adıyla kod listesine alınma konusunda en fazla ihtilaf Kod 5’e özellikle 5/1 , 5/2 ve 5/3’e alınma konusunda yaşanmaktadır. 

         Haklarında sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenlediği veya kullandığı konusunda tespit bulunan (Kod 5) mükellefler hakkında vergi dairelerince farklı uygulamaların yapılmasını önlemek amacıyla işlem akışı aşağıdaki şekilde önerilmiştir.

         1- Hakkında SMİYB düzenleme tespiti yapılan mükellef , Mükellefler Hakkında Yapılan Tespit Sonuçları Listesi’ne (SMİYB düzenleyen mükellefler listesi) alınmak üzere KDV Grup Müdürlüğü KDV Takip Birimine bildirilecektir. KDV Grup Müdürlüğü’ne gönderilen yazıda , mükellef hakkındaki olumsuzluğun ne olduğu açıkça ifade edilecektir.

         2- KDV Grup Müdürlüğü’ne gönderilen yazı yanında aynı anda SMİYB düzenleme tespiti yapılan mükellefin tespit yılı ve önceki yıla ait Bs formlarında yer alan mükellefler ilgili vergi dairelerine bildirilecektir. 

         3- SMİYB düzenlediği tespit edilen mükelleften mal ve hizmet aldığı bildirilen mükelleflerin ilgili vergi dairesine bildirilmesi üzerine , vergi dairesi, SMİYB düzenlediği tespit edilen mükelleften mal ve hizmet alan mükellefin Ba formunu kontrol edecek ya da indirim listelerini isteyecek , formun ya da indirim listelerinin tetkikini müteakiben , SMYİB düzenlediği tespit edilen mükelleften alışlar var ise , mükellefine yazılı tebligat yaparak , 30 gün içinde olumsuz alışları için düzeltme beyannamesi vermek suretiyle indiriminden çıkartması ve tahakkuk edecek vergi çıkarsa ödemesi , yada olumsuz alışlara isabet eden KDV’nin 4 katı tutarında teminat vermesi istenecektir. 

         4- Mükellefin, yazıda belirtilen hususlara uymaması durumunda gecikmeksizin KDV Grup Müdürlüğü’ne bilgi verilecek ve mükellefin Mükellefler Hakkında Yapılan Tespit Sonuçları Listesi’ne (SMİYB kullananlar listesi) alınması sağlanacaktır.

         5- Vergi dairelerinin kendi kontrolleri yada değerlendirmeleri sonucunda SMİYB düzenleyen mükelleflerden alışları tespit edilen mükelleflerle ilgili olarak ise ; öncelikle mükellefe yazı ile tebligat yapılarak , 30 gün içinde olumsuz mükelleflerden olan alışlara isabet eden KDV için düzeltme beyannamesi vermek suretiyle indiriminden çıkartması ve tahakkuk edecek vergi çıkarsa ödemesi , ya da olumsuz alışlara isabet eden KDV’nin 4 katı tutarında teminat vermesi istenecektir. 

         Mükellefin , yazıda belirtilen hususlara uymaması durumunda gecikmeksizin KDV Grup Müdürlüğü’ne bilgi verilecek ve mükellefin Mükellefler Hakkında Yapılan Tespit Sonuçları Listesi’ne (SMİYB kullananlar listesi) alınması sağlanacaktır.  

         6- Diğer taraftan , SMİYB düzenlediği veya kullandığı tespit edilen ve KDV Grup Müdürlüğü’ne bildirilen mükelleflerin incelenmelerinin sağlanması gerektiği tabidir.

         Bazı basın ve yayın organlarında geniş şekilde işlendiği üzere Kod 5/2 kapsamına alınan mükellef sayısının çokluğu Denetim Grup Müdürlüğü’nün inceleme yükünü de oldukça artırmış olup bu kapsamda incelenmesi gereken mükelleflerin 5811 sayılı Varlık Barışı Kanunu hükümlerinden faydalanarak inceleme kapsamından çıkarılması İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nca teşvik edilmiştir. Bu kapsamda yaklaşık 7.000 mükellefin Varlık Barışı Kanunu hükümlerinden faydalanarak Mükellefler Hakkında Yapılan Tespit Sonuçları Listesinden çıktığı veya listeye girmekten kurtulduğu bilinmektedir.  

         1 Şubat 2010 tarihi itibariyle İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığının hakkında olumsuz tespitler yapılan mükellefler listesinde yer alan mükellef adedi 325.740 adet olup bu mükelleflerin dağılımı aşağıdaki tablodaki gibidir. Sayı oldukça yüksek görülmekle birlikte aynı mükellefin birkaç kodda yer alabileceği de dikkate alınmalıdır. 

Kod

Mükellef Adedi

1

19.304

2

11.276

3

8.848

4

20.701

5

46.657

6

1.541

8

172.576

9

44.837

TOPLAM

325.740

         Tablodan görüleceği üzere en fazla olumsuzluk tespiti yapılan mükellef grubunu mükellefiyeti re’sen terk ettirilerek kapatılan mükellefleri ifade eden Kod 8 de yer alanlardır. Kod 1 ve 2 yer alan mükellefler vergi denetmenleri veya vergi dairesi müdürlerince düzenlenen raporlara istinaden koda alınan mükellefleri , Kod 9/1 ve 9/2 ise merkez denetim elemanlarınca düzenlenen raporlar üzerine koda alınan mükellefleri ifade etmektedir. 

         Hakkında olumsuz tespitler yapılan mükelleflerden alışları olan mükelleflerin hangi hallerde müteselsil sorumlu tutulmayacakları, vergi dairelerince kendilerine yapılan tebligatlara ilişkin yapabilecekleri işlemler Varlık Barışı Yasasının başvuru süresinin sona ermesinden yaklaşık 1 ay kadar önce İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığı’nın internet sitesinden açıklanmış ve uygulama birliğinin sağlanması amacıyla vergi dairelerine de duyurulmuştur.

         Yapılan duyuru uyarınca KDV indirim işlemleri denetiminde kullanılmak üzere özel esaslara tabi olan mükelleflerden, mal veya hizmet alan mükelleflerin 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği uyarınca müteselsil sorumlu tutulmayacakları haller aşağıdaki şekilde belirlenmiştir. 

·  Sahte Belge Düzenlediği Konusunda Hakkında Rapor Bulunan Mükelleflerden Alışlar 

1.  Hakkında olumsuz rapor düzenlenen mükellef, raporda öngörülen vergi, ceza, gecikme zammı ve faizleri öder veya bu tutarların toplamı kadar teminat gösterirse,

2.  Olumsuz alışlara isabet eden kısma 4 kat teminat verilirse,

3.  Bu alışlara ait KDV ye düzeltme beyannamesi verilerek indirimlerinden tenzil edilirse, varsa tarh edilen vergi, ceza, zam ve faizler ödenir veya bu tutar kadar teminat gösterilirse,

4.  Olumsuz raporun ilgili olduğu dönemden tarh zamanaşımı süresi geçtikten sonra mal veya hizmet alınmışsa,

5.  Olumsuz raporu bulunan mükelleften yapılan alışlar için KDV tevkifatı yapılmış ve tevkif edilen vergi, vergi dairesine beyan edilip ödenmiş ise,

6.  Olumsuz raporu bulunan mükellefin genel esaslara tabi olduğu dönemde mal veya hizmet alışları için,

genel esaslara göre işlem yapılır. 

·  Sahte Belge Kullandığı Konusunda Hakkında Rapor Bulunan Mükelleflerden Alışlar

1.  Olumsuz raporda öngörülen vergi, ceza, gecikme zammı ve faizler ödenir veya bu tutarların toplamı kadar teminat gösterilirse,

2.  Olumsuz alışlara isabet eden kısma 4 kat teminat verilirse,

3.  Bu alışlara ait KDV ye düzeltme beyannamesi vererek indirimlerinden tenzil edilirse, varsa tarh edilen vergi, ceza, zam ve faizlerin ödenir veya teminat gösterilirse,

4.  Olumsuz raporun ilgili olduğu dönemden tarh zamanaşımı süresi geçtikten sonra mal veya hizmet alınmışsa,

5.  Olumsuz raporu bulunan mükelleften yapılan alışlar için KDV tevkifatı yapılmış ve tevkif edilen vergi, vergi dairesine beyan edilip ödenmiş ise,

6.  Olumsuz raporu bulunan mükellefin genel esaslara tabi olduğu dönemde mal veya hizmet alışları için,

7.  Mükellefe satış yapan ve hakkında olumsuz rapor bulunan mükelleften olan alışlarına veya mükellefe satış yapan hakkında olumsuz rapor bulunan mükellefin kendi alışlarına ilişkin ödemelerinin 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin müteselsil sorumluluk kapsamında yapıldığının tevsik edilmesi halinde , (ödeme belgelerinin ibrazına ilişkin özel amaçlı YMM Raporu da ibraz edilebilir.) 

genel esaslara göre işlem yapılır.

·  Sahte Belge Düzenlediği Konusunda Hakkında Tespit Bulunan Mükelleflerden Alışlar 

1.  Olumsuz tespitin yapıldığı dönemdeki alışlara isabet eden kısma 4 kat teminat verilirse,

2.  Bu alışlara ait KDV ye düzeltme beyannamesi verilerek indirimlerinden tenzil edilir, varsa tarh edilen vergi, ceza, zam ve faizler ödenir veya teminat gösterilirse,

3.  Olumsuz tespitin ilgili olduğu dönemden itibaren tarh zamanaşımı süresi geçtikten sonra mal veya hizmet alışları varsa,

4.  Olumsuz tespit bulunan mükelleften yapılan alışlar için KDV tevkifatı yapılmış ve tevkif edilen vergi, vergi dairesine beyan edilip ödenmiş ise,

5.  Olumsuz tespit bulunan mükellefin genel esaslara tabi olduğu dönemde mal veya hizmet alışı varsa,

6.  Olumsuz tespitin yapıldığı dönem dışında mal veya hizmet alışı varsa,

7.  Hakkında olumsuz tespit bulunanlardan ihraç kaydıyla mal alan ancak diğer alışlarına ilişkin olumsuz tespit veya rapor bulunmayan mükellefler için, 

genel esaslara göre işlem yapılır. 

·  Sahte Belge Kullandığı Konusunda Hakkında Tespit Bulunan Mükelleflerden Alışlar 

1.  Olumsuz tespitin yapıldığı dönemdeki alışlara isabet eden kısma 4 kat teminat verilirse,

2.  Bu alışlara ait KDV ye düzeltme beyannamesi verilerek indirimlerinden tenzil edilir, varsa tarh edilen vergi, ceza, zam ve faizler ödenir veya teminat gösterilirse,

3.  Olumsuz tespitin ilgili olduğu dönemden itibaren tarh zamanaşımı süresi geçtikten sonra mal veya hizmet alışları varsa,

4.  Olumsuz tespit bulunan mükelleften yapılan alışlar için KDV tevkifatı yapılmış ve tevkif edilen vergi, vergi dairesine beyan edilip ödenmiş ise,

5.  Olumsuz tespit bulunan mükellefin genel esaslara tabi olduğu dönemde mal veya hizmet alışı varsa,

6.  Hakkında olumsuz tespitin yapıldığı dönem dışında mal veya hizmet alışı varsa,

7.  Hakkında olumsuz tespit bulunanlardan ihraç kaydıyla mal alan ancak diğer alışlarına ilişkin olumsuz tespit veya rapor bulunmayan mükellefler için,

8.  Mükellefe satış yapan ve hakkında olumsuz tespit bulunan mükelleften olan alışlarına veya mükellefe satış yapan hakkında olumsuz tespit bulunan mükellefin kendi alışlarına ilişkin ödemelerinin 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin müteselsil sorumluluk kapsamında yapıldığının tevsik edilmesi halinde, (ödeme belgelerinin ibrazına ilişkin özel amaçlı YMM Raporu da ibraz edilebilir.) 

genel esaslara göre işlem yapılır. 

·  Adresinde Bulunmayan veya Mükellefiyeti Re’sen Kapatılan Mükelleflerden Alışlar

1.  Adreste bulunmama veya mükellefiyetin kapatıldığı dönemden önceki dönemler için yani mükellefin faal olduğu dönemlerde yapılan alışlar için herhangi bir sorumluluk bulunmadığından bu durumu dairelerine izah etmesi,

2.  Adresinde bulunulmadığı veya mükellefiyetin kapatıldığı dönemler için ise söz konusu alışlar için düzeltme beyannamesi vermek suretiyle KDV indirimlerinden çıkarılması veya teminat gösterilmesi,

3.  Düzeltme beyannamesi verilmemesi durumunda , olumsuz alışlara ilişkin KDV nin 4 katı tutarında teminat verilmesi,

4.  Olumsuz alışın dönemi zamanaşımına uğramışsa,

5.  Öte yandan söz konusu alışlar için KDV tevkifatı yapılmış ve tevkif edilen vergi , vergi dairesine beyan edilip ödenmiş ise,

genel esaslara göre işlem yapılır. 

·  Defter ve Belgelerini İnceleme Elemanına İbraz Etmeyen Mükelleflerden Alışlar 

1.  Defter ve belge ibraz edilmeyen dönemlerdeki alışlara ilişkin işlem bedellerinin 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği’nin müteselsil sorumluluk kapsamında ödenmiş olması , (ödeme belgelerinin ibrazına ilişkin özel amaçlı YMM Raporu da ibraz edilebilir.)

2.  Ödemelerin , banka yoluyla ya da çekle yapılmamış olması durumunda , söz konusu alışlar için düzeltme beyannamesi vermek suretiyle KDV indirimlerinden tenzil edilmesi,

3.  Defter belge ibraz etmeyen mükellef hakkında olumsuzluğun kalkması halinde,

4.  Olumsuz alışın dönemi zamanaşımına uğramışsa,

5.  Olumsuz alışlar için KDV tevkifatı yapılmış ve tevkif edilen vergi, vergi dairesine beyan edilip ödenmiş ise, 

genel esaslara göre işlem yapılır. 

Hakkında SMİYB kullandığı yönünde rapor düzenlenerek “SMİYB Kullanan Mükellefler” listesine alınan mükelleflerin bir kısmı yukarıda belirtilen işlemleri yapmak yerine listeden çıkarılması için önce vergi dairesi müdürlüğüne başvurmakta bu başvurunun reddi üzerine de işlemin iptali istemiyle vergi mahkemelerinde -genellikle de yürütmeyi durdurma talepli- dava açmaktadırlar. Açılan davaların bir kısmında mahkemeler yürütmeyi durdurma talebini kabul etmekte ve işlemin iptaline karar vermektedirler. 

         İdare mahkeme kararları üzerine mükellefin “KDV iade işlemleri açısından mükellefler hakkında yapılan tespit sonuçları listesi”nden çıkarılmasını kabul etmekte ancak 84 No.lu KDV Genel Tebliği’nde haklarında özel esaslar uygulanan mükelleflerin genel esaslara dönüş için olumsuz raporlara istinaden yapılan tarhiyatların (tarhı öngörülen vergi ve buna ilişkin hesaplanacak gecikme faizi ile kesilmesi istenen cezanın ödenmesi veya bunların tamamı için teminat gösterilmesi , SMİYB kullanma raporundan sonra olumlu bir inceleme raporunun intikal etmesi durumları dışında) SMİYB düzenleme raporlarına istinaden tarh edilen vergilerde % 100 , kullanma raporlarında ise % 95 veya fazlasının nihai yargı kararıyla terkin edilmesi gerektiği hükmünden hareketle vergi mahkemesince verilen yürütmeyi durdurma ve iptal kararlarını nihai yargı kararı olarak değerlendirmeyerek söz konusu mükellefler hakkında özel esaslara göre işlem yapmaya devam edilmesini istemektedir.

         Mükellefler tarafından yargıya taşınan olumsuz mükellefler listelerine (Kod Listeleri) alınma işlemlerinde vergi mahkemeleri kimi zaman idare, kimi zaman mükellefler lehine karar vermekte olup yüksek yargı mercii Danıştay’a taşınan ihtilaflar da Danıştay’ın bazı dairelerinin idare lehine, bazı dairlerinin ise mükellefler lehine içtihat oluşturduğu görülmektedir.

         İdare lehine içtihat oluşturmuş Danıştay daireleri idarenin görüşüne paralel olarak; 

1- Kod listelerinin hazırlayıcı idari işlemler olduğunu, 

2- Yasal tespitlere hızlı bir şekilde ulaşabilmek için oluşturulmuş bu listelerin icrai bir etkisinin olmadığını, 

3- Bu haliyle idari davaya konu edilebilecek işlemler olmadığını kabul etmekte iken  

         Bazı daireler de olumsuz mükellefler listesine alınma işleminin; 

1- Mükelleflerin ticari itibarını ve ticari ilişkilerini etkilediğini, bu itibarla menfaat ihlali şartının gerçekleştiğini,

2- Bu işlemin idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olduğunun kabulü gerektiğini , 

3- Mükellefleri bu şekilde listeler halinde kategorize etmek noktasında idarenin anayasal veya yasal bir yetkisinin bulunmadığını,  

4- Böylesi bir sınıflandırmanın vergi barışını bozucu etki yaratacağı gibi temel hak ve hürriyetlere de aykırılık teşkil edeceğini kabul etmektedir. 

         Halen Vergi Dava Daireleri Kuruluna intikal etmiş uyuşmazlıklar bulunmakta olup buradan çıkacak kararların uygulamaya yön vereceği düşünülmektedir.

Kod listesine alınma veya kod listesinden çıkarılma taleplerinin reddi aleyhine yaratılan ihtilaflarda idarenin hukuki görüşü aşağıdaki şekilde özetlenebilir. 

1.  Olumsuz tespitlerin varlığı nedeniyle, yükümlülerin, KDV iade işlemleri açısından özel esaslara tabi tutulması gerekebileceği yönünde yapılan duyurular, hazırlayıcı iç işlem mahiyetinde olup idari davaya konu edilebilecek kesin ve icrai işlemlerden değildir.  

Mükellefler tarafından “Kod’a alınma” veya “Kod’da bulunma” gibi ifadelerle nitelendirilen durum, aslında sahte belge düzenleyen, kullanan ya da haklarında 84 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin “II. Özel Esaslar” bölümünde belirtilen diğer olumsuz tespitler bulunan mükelleflerin ayrı sayfalarda izlenmesini sağlamaktan ibarettir ve iade işlemleri için hazırlayıcı iç işlem mahiyetindedir. 

         Mükellef hakkında vergi inceleme elemanları ve vergi dairesi müdürlükleri tarafından yapılan tespitlerin diğer vergi dairelerine duyurulması; kurum içi işlemleri hızlandırmak ve haksız yere katma değer vergisi iade ve indirimlerini önlemek, gereksiz reddiyat ve cebri tahsilât işlemlerine yol açmamak amacı ile yapılmakta olup bu haliyle idari davaya konu olabilecek; mükellefiyet tesisi, vergi tarhı, tahakkuku, ceza kesilmesi, ödeme emri tebliği gibi kesin ve yürütülmesi zorunlu bir idari işlem mahiyetinde değildir. 

2.  Uyuşmazlık konusu listelerin tek işlevi, yasal tespitlere kurum içi erişimi hızlandırmak olup elektronik ortamda tutulan ve yalnızca yetkili kamu görevlilerinin özel şifreleri ile inceleyebildiği listelere başka mükelleflerin ulaşması fiilen olanaksızdır. 

Vergi dairesi müdürlükleri, KDV iade işlemleri açısından özel esaslara göre işlem yapılması gereken mükelleflere ait bilgilere (yalnızca bu hususta yetkili kılınmış kamu görevlileri) İVDB servisleri menüsü ile bilgisayar ortamında kendilerine verilen kullanıcı adı ve şifre karşılığında ulaşabilmektedirler. Bunun dışında, diğer kişi ve mükelleflerin bu sistemi kullanmaları ve sorgulama yapmaları mümkün değildir. Kaldı ki vergi mahremiyeti ilkesi gereği yükümlülerin vergi durumlarının açıklanması ve yayımlaması yasak olup aksi durum cezai takibatı gerektirmektedir. 

Uyuşmazlık konusu liste kamuya açık olmayıp, bir yükümlünün bu listeye erişmesi ve listedeki bir mükellefin bu sebeple ticari ilişkilerinin olumsuz etkilenme olasılığı bulunmamaktadır.

3.  “Kod listesine alınma” olarak nitelendirilen işlemler; icrai olmayan, yükümlülerin hukukuna tesir etmeyen işlemler olduğundan, bu işlemlerin iptali yönünde sadr olunan kararların uygulanmasının da mükelleflerin hukuki menfaatine tesir eden bir yönü bulunmamaktadır.

 

İcrai olmayan, vergi dairesi müdürlüklerini bağlamayan, mükelleflere ve vergi idaresi dışında hiçbir kurum veya şahsa duyurulmayan bu iç işlemin her hangi bir hukuki menfaat kaybına yol açma olasılığının bulunmamaktadır. Aleyhe sadr olunacak bir karar neticesinde davacının bu listeden çıkarılmasının; onun hakkındaki olumsuz tespitlerin varlığına nihayet vermeyeceği ve KDV iade işlemleri açısından yetkili olan Müdürlüğün bu olumsuz tespitlerden hareketle ve 84 No.lu Genel Tebliğ gereğince özel esaslara göre işlem yapmasına mani olmayacağı hususunun göz önüne alınması gerekmektedir.

 

Örneğin; “Adresinde bulunamayanlar ile sarih adresi tespit edilemeyenler” listesinde yer alan bir mükellef kurumun unvanı mahkeme kararıyla listeden çıkarıldığında bu firma, hali hazırda mevcut olmadığı adresinde “var sayılamayacak” ve hazırlayıcı işlem mahiyetindeki yoklama tutanağı kendiliğinden geçersiz kalmayacaktır. Mükellef; bilinen adresine yeniden yerleşmediği veya adres değişikliğini bildirmediği müddetçe “Adresinde bulunamayanlar ve sarih adresi tespit edilemeyenler” arasında sayılacak, hükmün gereği olarak Başkanlık nezdinde elektronik ortamda tutulan toplu listeden çıkarılsa dahi vergi dairesi müdürlüğü nezdindeki resmi kayıtlarda ve dosyalarda hakkında mevcut tespitler baki kalacaktır. Davacının KDV iade işlemleri açısından özel esaslara tabi tutulması, “kod listesinde yer almanın yarattığı hukuki bir sonuç” değil; hakkındaki olumsuz tespitlerin yasal bir sonucudur. Hüküm gereği listeden çıkarıldığında dahi mükellef hakkında özel esaslara göre işlem yapılmaya devam edilecektir.

 

4.  Danıştay’ın bazı dairelerinin ve bu makamların içtihadına uyan mahkemelerin kararlarında; vergi idaresinin mükellefleri bu şekilde kategorize edebilmelerine olanak sağlayan hiçbir yasal düzenleme bulunmadığı, Anayasa’da buna cevaz veren bir hükmün yer almadığı, böylesi bir sınıflandırmanın vergi barışını bozucu etki yaratacağı ve kişi hak ve hürriyetlerine aykırı olacağı görüşü idare hukukuna ve mevcut duruma uymamaktadır. 

Hakkında olumsuz tespitler yapılmış mükellefler listeleri; doğrudan kanundan kaynaklanan yetkilere istinaden vergi inceleme elemanlarınca ve vergi dairelerince yapılan tespitlerin türleri itibariyle bir araya getirildiği elektronik ortamda oluşturulmuş tablolardır. Başkanlık nezdinde böyle listeler oluşturulmasının amacı; aynı şehirde faaliyet gösteren ve mükellefleri arasında ticari münasebet bulunan vergi dairelerinin uzun ve resmi yazışmalar sonucu ulaşabilecekleri tespitlere bilgisayar ortamından kolayca erişebilmelerini mümkün kılmaktır. 

Hakkında yukarıda sıralanan hususlara ilişkin bir tespit bulunan mükellefle iş yapan firma veya şahısların indirim listeleri tetkik edilirken; listeler olmasa çok uzun sürecek resmi yazışmalarla öğrenilebilecek (başka bir vergi dairesi mükellefi hakkındaki) tespitlere anında erişmek ve iade işlemlerini buna göre yapmak mümkün hale gelmiştir. Özetle bu listeler sayesinde; kamu hizmetinin daha hızlı ve daha etkin işlemesi temin edilmektedir. 

İdarenin kamu hizmetlerinin iyi işlemesi için takdir yetkisini kullanması ve düzenleyici işlemler yapması pratik bir zorunluluktur. Düzenleme yapma yetki ve sorumluluğu; genel takdir yetkisinden ve Hukuk Devletinin bir gereği olan Belirlilik ve Düzenli İdare ilkelerinden ve bunların dayanağını teşkil eden Eşitlik ilkesinden kaynaklanmaktadır. 

İdarenin, anayasal ve yasal görevlerini ne şekilde yerine getireceğinin Anayasa’da, yasalarda ve genel düzenleyici işlemlerde tek tek sayılmasının mümkün olmadığı açıktır. Örneğin, vergi mükellefinin bildirdiği adreste faaliyet gösterip göstermediğinin ne şekilde tespit olunacağı Vergi Usul Kanununda açıkça belirtilmemiştir ancak bu husus mezkûr Kanunun 127. maddesine istinaden “yoklama” usulü ile gerçekleştirilmektedir. 

Bunun gibi; 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun verdiği yetkiye bağlı olarak 84 Seri No.lu KDV Genel Tebliği ile KDV iade işlemlerinin ne şekilde yapılacağı, genel ve özel esasların neler olduğu, hangi durumlarda özel esaslara göre iade yapılacağı belirlenmiştir. Bu şekilde belirlenmiş olan iade prosedürüne hız kazandırarak kamu hizmetinin daha iyi işlemesini sağlamak, aynı durumda olan mükellefler hakkında farklı işlemler yapılmasına engel olmak ve Belirlilik ve Düzenli İdare ilkeleri adına iş bu listeler oluşturularak İstanbul ilinde faaliyet gösteren 69 Vergi Dairesinin erişimine açılmıştır. 

Açıklandığı gibi; bu tespitlerin bir araya getirilmesinin “hukuka aykırı kategorizasyonlar” olarak kabul edilmesinin doğru bir yorum olarak değerlendirilemeyeceği kanaatindeyiz. Örneğin; Başkanlığa bağlı 69 vergi dairesince yapılan yoklamalar neticesinde adreslerinde bulunamayan mükelleflerin tek bir liste altında bir araya getirilmesinde her hangi bir hukuka aykırılık olamayacağı düşünülmektedir. 

İdarenin, bu tespit sonuçlarını bir araya getirmesine mani teşkil edecek anayasal veya her hangi yasal bir hükmün bulunmadığı da ortadadır. Yasal yollarla gerçekleştirilen bu tespitlerin, Kanunu bu tespitler ışığında uygulamakla görevli kamu makamlarının erişimine açılmasında genel anlamda bir hukuka aykırılığın da olamayacağı düşünülmektedir. Bilakis; tespit sonuçlarından hareketle yapılan iade işlemlerinin hukuka uygunlukları, sebep unsuru yönünden güçlenecektir. 

Yine bazı Danıştay kararlarında; yasal dayanağı olmayan bu listelerin vergi barışını bozucu etki yaratacağı ve bu durumun temel hak ve hürriyetlere aykırı olduğu belirtilmektedir. “Vergi Barışı” kavramının içeriği ve doktrindeki tanımı net olarak bilinmemekle birlikte; yasaların öngördüğü usul ve esaslarla göre yapılan tespitlerin bir araya getirilmesinin, temel hak ve hürriyetlerle veya vergilendirme ilkeleriyle ilintisiz olduğu düşünülmektedir. Bu listelerin; kişiler hakkında gayrimeşru yollarla elde edilen bilgilerin yine gayrimeşru amaçlarla kullanmak amacıyla derlenmesini ifade eden “fişleme” kavramıyla özdeşleştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatindeyiz.                             


 

 

 www.MaliForum.Com                                                                                                                                                                  "Türkiye'nin Mevzuat Bilgi Bankası"